AB'nin yeni göç ve iltica reformu yürürlüğe girdi


Yeni kurallarla sığınmacıların kimlik ve güvenlik kontrolleri yedi güne çıkarıldı, hızlandırılmış ret prosedürü…
Avrupa Birliği'nin (AB) göç kurallarında köklü değişiklikler öngören reform paketi, aylar süren siyasi çekişmelerin ardından cuma günü yürürlüğe girdi. AB'nin göçten sorumlu yetkilisi Magnus Brunner, "İlk kez kapsamlı bir Avrupa sistemine sahibiz" diyerek reformun üye ülkelere sınırları üzerinde daha fazla kontrol imkanı vereceğini belirtti.
Yeni sistemin en önemli unsurlarından biri güçlü sınır taramaları. AB'ye düzensiz yollarla giren göçmenler, yedi güne kadar sürebilecek kimlik ve güvenlik kontrollerinden geçirilecek. Kimlik belgeleri ile yüz ve parmak izi gibi biyometrik veriler bir veritabanına kaydedilecek. Bu tarama, kimin hızlandırılmış ya da normal iltica prosedürüne tabi tutulacağını belirlemeyi amaçlıyor.
Reform, özellikle ret kararlarının söz konusu olduğu durumlarda süreçleri hızlandırmayı hedefliyor. Güvenlik riski oluşturduğu değerlendirilen ya da mülteci statüsü alma ihtimali düşük olan sığınmacıların dosyaları daha hızlı işleme alınacak. Bu kişilerin başvuruları, AB'nin dış sınırlarına yakın merkezlerde 12 haftaya kadar sürebilecek bir prosedürle incelenecek. Diğer sığınmacılar için standart prosedür uygulanmaya devam edecek.
Yeni kurallar, üye devletleri başka ülkelerdeki belirli sayıda sığınmacıyı kabul etmeye zorunlu kılan bir dayanışma mekanizması getiriyor. Alternatif olarak, baskı altındaki ülkelere her bir sığınmacı için 20 bin euro ödenebilecek. Yılda en az 30 bin sığınmacının bu yer değiştirme sistemi kapsamında olması planlanıyor.
Ayrıca, ani göç dalgaları halinde devreye girecek bir acil müdahale mekanizması oluşturuldu. Bu mekanizma, 2015-2016'daki mülteci krizine benzer durumlar için öngörülüyor. Üye devletler, sığınmacılara tanınan korumaları azaltabilecek ve dış sınırlardaki gözaltı merkezlerinde daha uzun süre tutulmalarını sağlayabilecek.
Öte yandan, insan hakları örgütleri yeni sisteme yönelik endişelerini dile getiriyor. Eleştirmenler, kuralların çocuklar da dahil olmak üzere sığınmacıların haklarını ihlal edebileceğini ve gözaltı sürelerinin uzatılmasının uluslararası hukuka aykırı olabileceğini belirtiyor.