Ege Üniversitesi'ndeki İhale Yolsuzluğu Soruşturmasında 27


Ege Üniversitesi'nde kamu ihaleleri ve doğrudan temin süreçlerinde usulsüzlük iddialarına yönelik yürütülen soruşturmada, gözaltına alınan 47 şüpheliden 27'si tutuklandı. Tutuklananlar arasında üniver
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Ege Üniversitesi Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü ile satın alma birimlerinde kamu ihaleleri ve doğrudan temin süreçlerinde usulsüzlük yaptıkları, belirli firmalara menfaat sağladıkları ve kamu zararına neden oldukları iddia edilen şüphelilere yönelik operasyonlar düzenlenmişti.
İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince yakalanan, örgüt elebaşı olduğu öne sürülen Ş. Ç. , Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı D. B. ile eski Ege Üniversitesi Hastanesi Başmüdürü Ö. Ö. 'nün de aralarında bulunduğu 47 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.
Emniyetteki işlemlerinin ardından 7 şüpheli serbest bırakılırken, Ş. Ç. , D. B. ve Ö. Ö. 'nün de aralarında bulunduğu 40 şüpheli İzmir Adliyesi'ne sevk edildi. Savcılık ifadelerinin ardından nöbetçi hakimliğe sevk edilen şüphelilerden 27'si tutuklanarak cezaevine gönderildi. Kalan 13 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
**Soruşturmanın Detayları ve Kamu Zararı**
Ege Üniversitesi (EÜ) Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü ile satın alma birimlerinde kamu ihaleleri ve doğrudan temin süreçlerinde usulsüzlük yaptıkları, belirli firmalara menfaat sağladıkları ve kamu zararına neden oldukları gerekçesiyle 47 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti. 9 Haziran'da İzmir merkezli 6 ilde düzenlenen operasyonda örgüt elebaşı Ş. Ç. , EÜ Tıp Fakültesi Dekanı D. B. ile hastane eski başmüdürü Ö. Ö. 'nün de arasında yer aldığı 47 şüpheli yakalanmıştı.
Yapılan inceleme ve değerlendirmelerde, Sayıştay raporlarına göre gerçekleştirilen alım işlemleri nedeniyle yaklaşık 3 milyar 100 milyon lira kamu zararının oluştuğu belirtilmişti. Örgüt elebaşı olduğu iddia edilen Ş. Ç. 'nin üniversitede herhangi bir resmi görevi bulunmamasına rağmen fiilen yönetici gibi davrandığı, kendisine üniversitede makam odası tahsis edildiği ileri sürülmüştü. Soruşturma, kamu kaynaklarının korunması ve şeffaflık ilkeleri açısından büyük önem taşıyor.