Herkesin gördüğü gökkuşağı neden birbirinden farklı?


Gökkuşağı her gözlemciye özel bir optik illüzyondur; konum ve boy farkı görüntüyü değiştirir.
Güneş, dinmekte olan yağmurun arasından kendini gösterdiğinde gökyüzünde beliren gökkuşağı, herkes tarafından aynı şekilde görülüyor gibi algılansa da aslında kişiye özel bir deneyimdir. Gökkuşağı uzmanı Philip Laven, BBC Dünya Servisi'nin CrowdScience programında yaptığı açıklamada, gökkuşağının güneş ışığının gökyüzündeki milyonlarca yağmur damlasından yansıyıp kırılmasıyla oluşan bir desen olduğunu belirtti.
Bir gökkuşağının görülebilmesi için Güneş'in arkada, yağmur damlalarının önde olması ve güneş ışığının bulutlar tarafından engellenmeden yağmura ulaşması gerekiyor. Işık bir yağmur damlasına çarptığında suda yavaşlıyor ve bükülüyor. Bu olaya kırılma adı veriliyor. Işığın farklı renkleri farklı miktarlarda büküldüğü için beyaz ışık tüm bileşen renklerine ayrılıyor.
Kırmızı ışık, orijinal ışığın girdiği yere göre yaklaşık 42 derece açıyla çıkarken, mavi veya mor ışık yaklaşık 40 derece açıyla çıkıyor. Bu nedenle gökkuşağının dış kenarında kırmızı, iç kenarında mavi görülüyor. Aslında gökkuşakları, başın gölgesinin bulunduğu antisolar nokta etrafında bir daire oluşturuyor ancak dairenin alt kısmı yerin altında kaldığı için normalde sadece yarım daire görülebiliyor.
Güneş ufuktan 42 dereceden fazla yukarıdaysa gökkuşağının tepesi bile yer seviyesinin altında kalıyor. Bu yüzden gün ortasında gökkuşağı görülmesi nadir bir durum. Ayrıca, aynı yerde duran iki kişiden biri diğerinden uzun veya kısa olsa bile gökkuşağı farklı görünüyor çünkü ışık gözlere farklı açılardan ulaşıyor.