Hürmüz Boğazı Neden Yeniden Gündemde? ABD-İran Anlaşması Sonrası
Hürmüz Boğazı, ABD-İran anlaşmasıyla açıldıktan günler sonra İran tarafından yeniden kapatıldı, küresel enerji piyasalarında endişe yarattı.
Hürmüz Boğazı, ABD-İran anlaşmasıyla açıldıktan günler sonra İran tarafından yeniden kapatıldı, küresel enerji piyasalarında endişe yarattı.
Hürmüz Boğazı, dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin kritik geçiş noktası olarak bilinen stratejik su yolu, 19 Haziran 2026 tarihi itibarıyla Türkiye'de Google Trendler'in zirvesine oturdu. Bu yükselişin ardında, ABD ile İran arasında varılan mutabakatın ardından yaşanan şok edici bir gelişme yatıyor.
Boğaz'ın bugün yeniden gündeme gelmesinin somut nedeni, İran'ın, ABD ile yapılan anlaşma ve ABD'nin deniz ablukasını kaldırmasının üzerinden sadece günler geçtikten sonra Hürmüz Boğazı'nı tekrar kapatma kararı almasıdır. İran Devrim Muhafızları, bu karara gerekçe olarak İsrail'in Lübnan'daki ateşkesi ihlal etmesini ve ABD güçlerinin bölgedeki varlığını sürdürmesini gösterdi. Devrim Muhafızları, İsrail'in Lübnan'dan, ABD'nin ise bölgeden çekilmesi şartları sağlanana kadar ticari gemilerin geçişine izin verilmeyeceğini ve uymayanların hedef alınacağını duyurdu.
Bu ani gelişme, sosyal medyada ve uluslararası platformlarda büyük yankı uyandırdı. Enerji piyasası uzmanları ve analistler, boğazın yeniden kapanmasının küresel petrol fiyatları ve enerji arz güvenliği üzerindeki potansiyel etkilerini tartışmaya başladı. Uluslararası Enerji Ajansı (UEA) Başkanı Fatih Birol da 19 Haziran'da yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın güvenilirliğini kalıcı olarak yitirdiğini belirterek, 'Vazo bir kere kırıldı. Bundan sonra eski haline gelmesi mümkün değil' ifadelerini kullandı.
Olayların arka planında, yaklaşık dört aydır süren ve 28 Şubat 2026'da ABD ile İsrail'in İran'a yönelik hava saldırılarıyla başlayan bir çatışma süreci bulunuyor. Bu süreçte İran, Hürmüz Boğazı'nı ticari gemi trafiğine kapatmış, ABD ise İran limanlarına deniz ablukası uygulamıştı. Son olarak, 17-18 Haziran tarihlerinde ABD ve İran arasında, çatışmaları sona erdirecek ve Hürmüz Boğazı'nı yeniden açacak 14 maddelik bir mutabakat zaptı (İslamabad Mutabakatı) imzalanmıştı. Mutabakatın ardından 18 Haziran'da boğazdan 25 ticari geminin geçişiyle bu ayın en yüksek seviyesine ulaşılmış, hatta İran, 60 gün boyunca geçiş ücreti alınmayacağını da duyurmuştu.
Şimdi gözler, bu ani kapanmanın ardından yaşanacak gelişmelere çevrildi. ABD ve İran arasında 19 Haziran'da İsviçre'de yapılması planlanan üst düzey görüşmelerin ertelenmesi, diplomatik çözüm arayışlarını da belirsizliğe sürükledi. İran'ın İsrail ve ABD'nin bölgeden çekilmesi şartları, önümüzdeki dönemde tansiyonun seyrini belirleyecek ana faktörler olacak. Küresel enerji piyasaları, bu stratejik su yolunun geleceği ve bölgedeki istikrarsızlığın olası etkileri konusunda endişeyle bekleyişini sürdürüyor.