İran ve ABD arasında nükleer anlaşma için yeni diplomatik girişim


İran ve ABD, nükleer anlaşmayı canlandırmak için dolaylı müzakerelere başladı ancak taraflar arasındaki farklılıklar…
İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasında yıllardır süren gerilim, nükleer program konusunda yeni bir diplomatik girişimle yeniden şekilleniyor. Taraflar, 2015'te imzalanan ve 2018'de ABD'nin tek taraflı olarak çekilmesiyle rafa kalkan Kapsamlı Ortak Eylem Planı'nı (JCPOA) canlandırmak için dolaylı müzakerelere başladı. Ancak, geçmişteki başarısızlıklar ve artan güvensizlik, bu kez bir anlaşmaya varılıp varılamayacağı sorusunu gündeme getiriyor.
Müzakerelerin odak noktası, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin sınırlandırılması ve uluslararası denetimlere izin verilmesi karşılığında ekonomik yaptırımların kaldırılması. İran, son yıllarda nükleer programını hızlandırarak yüzde 60'a kadar zenginleştirilmiş uranyum ürettiğini duyurdu. Bu, anlaşmanın öngördüğü yüzde 3. 67'lik sınırın çok üzerinde. ABD ise İran'ın nükleer silah geliştirmesine izin vermeyeceğini vurguluyor.
Uzmanlar, iki taraf arasındaki temel farklılıkların devam ettiğini belirtiyor. İran, tüm yaptırımların kaldırılmasını ve ABD'nin anlaşmaya bağlı kalacağına dair garantiler talep ediyor. ABD ise İran'ın nükleer faaliyetlerini kısıtlamasını ve balistik füze programı gibi diğer konularda da adım atmasını istiyor. Ayrıca, bölgesel güçler olan Suudi Arabistan ve İsrail'in anlaşmaya karşı çıkması, süreci daha da karmaşık hale getiriyor.
Diplomatik kaynaklar, müzakerelerin henüz erken aşamada olduğunu ve somut bir ilerleme kaydedilmediğini ifade ediyor. Tarafların pozisyonlarındaki katılık, anlaşma olasılığını zayıflatıyor. Ancak, hem İran'ın ekonomik sıkıntıları hem de ABD'nin Orta Doğu'daki angajmanını azaltma isteği, bir anlaşmayı cazip kılıyor. Önümüzdeki haftalarda yapılacak görüşmeler, bu kez bir anlaşmaya varılıp varılamayacağını gösterecek.