İstanbul merkezli usulsüz iskan operasyonunda 27 şüpheli adliyede


İstanbul merkezli usulsüz iskan operasyonunda 27 şüpheli adliyeye sevk edildi.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 16 Haziran'da düzenlenen operasyonda yakalanan 27 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı. Şüpheliler, sağlık kontrolünün ardından Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne gönderildi.
Operasyon, İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce düzenlenen bilirkişi raporlarında, yapı müteahhitliğini aynı şirketin üstlendiği 4 farklı ada ve parsel üzerinde imar mevzuatına aykırı değişiklikler yapıldığının tespit edilmesi üzerine başlatıldı. Ruhsat projelerine aykırılıklar bulunduğu, buna rağmen Beylikdüzü Belediyesi tarafından İmamoğlu İnşaat şirketine söz konusu yapılarla ilgili "yapı kullanım izin belgesi (iskan)" düzenlendiği belirlendi.
Soruşturma kapsamında İstanbul, Giresun ve Bursa'da eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, Beylikdüzü Belediye Başkan Yardımcısı Tuncay Demircan, belediye çalışanları, mimar, mühendis ve şehir plancıları, inşaat mühendisleri, yapı denetim firmalarının ortakları ile İmamoğlu İnşaat AŞ şantiye şeflerinin aralarında olduğu 28 kişi hakkında gözaltı kararı verilmiş, 27 kişi gözaltına alınmıştı.
Bilirkişi raporlarına göre, Beylikdüzü'ndeki bazı parsellerde 2015'te gerçekte herhangi bir yapı faaliyeti bulunmamasına rağmen Yapı Denetim Bilgi Formu oluşturulduğu, bu yöntemle ilerleyen yıllarda kullanılmak üzere bir yapı denetim havuzu meydana getirildiği belirlendi. Bu formlar sayesinde normalde elektronik sistem üzerinden rastgele atanması gereken yapı denetim firmalarının önceden seçilebildiği anlaşıldı.
Daha sonra ada ve parsel bilgileri değiştirilerek İmamoğlu İnşaat tarafından geliştirilen In Mari Prime, In Mari Oksijen ve In Mari Beylikdüzü projelerine aktarılan bu kayıtlar sayesinde belirli yapı denetim firmalarının görevlendirildiği, ruhsata ve projeye aykırı yapılaşmaların denetim süreçlerinde görmezden gelindiği tespit edildi. Teknik incelemeler sonucunda, bu yöntem sayesinde projelerde mevzuatın izin verdiği sınırların üzerinde gizli emsal artışı sağlandığı, bazı projelerde yaklaşık yüzde 30 ilave satılabilir alan elde edildiği belirlendi. Böylelikle önemli miktarda haksız ekonomik kazanç elde edildiği anlaşıldı.