Niğde'de Engelli Kızlarını Kaybeden Aileye 'Erken Ölüm'


Niğde'de 2012'de belediye havuzunda yaralanıp 2019'da vefat eden Hatice Kübra Bayhan'ın ailesi, daha önce kazandığı tazminatın kızlarının erken ölümü nedeniyle faiziyle 3. 3 milyon TL olarak geri ödenm
Niğde'de yürek burkan bir olay yaşandı. 2012 yılında henüz 1,5 yaşındayken belediyeye ait süs havuzuna düşerek engelli kalan Hatice Kübra Bayhan'ın ailesi, açtığı davada 1 milyon 670 bin TL tazminat kazanmıştı. Niğde Belediyesi tarafından aileye ödenen bu tazminatın ardından, belediye kararı üst mahkemeye taşıdı.
Yargılama süreci devam ederken küçük Hatice Kübra, 2019 yılında çoklu organ yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetti. Bu gelişme üzerine mahkeme, aileye ödenen bakım parasının miktarını düşürdü. Danıştay'ın da bu kararı onamasıyla birlikte, aile belediyeye faiziyle birlikte 3 milyon 300 bin TL ödeme yapmakla karşı karşıya kaldı. Aile hakkında icra takibi başlatıldı.
Olayın başlangıcı 2012 yılına dayanıyor. Hatice Kübra Bayhan, ailesiyle gittiği parkta gözden kaybolmuş, ailesi tarafından içi su dolu ve etrafında korkuluk olmayan süs havuzunda hareketsiz halde bulunmuştu. Sağlık ekiplerinin müdahalesiyle hastaneye kaldırılan küçük kız, uzun süre oksijensiz kalması nedeniyle fiziksel engelli olarak yaşamına devam etmek zorunda kalmıştı.
Bayhan ailesi, süs havuzunda güvenlik önlemi almadığı gerekçesiyle belediye hakkında dava açtı. Dört yıl süren yargılama sonucunda aileye 60 yıllık bakım parası olarak 1 milyon 670 bin TL tazminat ödenmesine karar verilmiş ve bu tutar belediye tarafından aileye ödenmişti. Ancak Hatice Kübra'nın 2019'daki vefatı üzerine belediye bu rakama itiraz etti. Konya Bölge İdare Mahkemesi 4'üncü İdari Dava Dairesi, ailenin 800 bin TL'lik tazminat farkını belediyeye ödemesine hükmetti. Ailenin itirazı Danıştay tarafından da onandı.
2026 yılında yapılan yeniden hesaplamayla, aralarında 16 yaşındaki bir çocuğun da bulunduğu aile üyeleri, belediyeye faiziyle birlikte toplam 3 milyon 300 bin TL borçlandı. Bu borç nedeniyle aile üyeleri hakkında icra takibi başlatıldı.
Asgari ücretle geçim mücadelesi verdiğini dile getiren baba Ramazan Bayhan, bu parayı ödeyemeyeceğini belirterek belediye yetkilileriyle görüştü. Ancak görevliler, mahkeme kararına karşı gelemeyeceklerini ve alacaklarından vazgeçemeyeceklerini ifade ederek paranın ödenmesini talep etti.
Baba Ramazan Bayhan, yaşadıkları acıyı şu sözlerle dile getirdi: “Kızımın tedavi sürecinde Türkiye’nin her yerinde gitmediğimiz hastane kalmadı. Kızım biraz iyileşiyordu, eve geliyorduk, makinelere tekrar bağlıyorduk, ses çıkmıyordu kızımdan. Bir yerinin ağrıdığını bile söyleyemiyordu. Biz çaresizdik, ne yapacağımızı bilmiyorduk. Yüreğimiz o şekilde yanıyordu. Belediye bize de bir destek vermedi. Bunu kabullenmiştik ancak yıllar sonra icra yazısıyla yıkıldık. Hem bana hem eşime hem de 16 yaşındaki çocuğumuza haciz göndermişler. Belediyeye gittim, görüşme sağladım. Çok ağır bedel ödediğimi, evlat kaybettiğimi söyledim ama ‘Yapacak bir şeyimiz yok’ dediler. 16 yaşındaki kızımın bile geleceği haczedildi. ” Anne Dilek Bayhan da bu parayı ödeyemeyeceklerini vurguladı.
Ailenin avukatı Önder Gündoğdu ise belediyenin isterse meclis kararıyla kamu alacağından vazgeçebileceğine dikkat çekti.
Niğde Belediyesi'nden konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada ise dava sürecinin aile tarafından maddi ve manevi tazminat talebiyle başlatıldığı, sürecin bağımsız mahkemelerin kararları istikametinde ilerlediği ve belediyenin bu konuda kişisel ya da idari bir tasarrufunun bulunmadığı aktarıldı. Açıklamada, mahkemenin ilk etapta Kübra Bayhan’ın uzun yıllar yaşayacağı varsayımıyla bakım ve destek tazminatına hükmettiği, ancak Kübra Bayhan’ın dava kesinleşmeden yaşamını yitirmesi nedeniyle üst mahkemenin tazminat miktarında indirime gittiği anlatıldı. Bu nedenle oluşan farkın geri tahsil edilmesinin belediyenin tercihi değil, kesinleşen yargı kararlarının uygulanmasından kaynaklanan yasal bir zorunluluk olduğu vurgulanan açıklamada, hiçbir kamu kurumunun kesinleşmiş bir mahkeme kararını uygulamama yetkisinin bulunmadığı belirtilerek, aileye zorluk çıkarmak yerine kanunun verdiği yetkiler çerçevesinde en uygun ödeme ve taksitlendirme imkanlarının sunulduğu ifade edildi.