ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın sızdırdığı iddia edilen 14 maddelik anlaşma taslağını kesin bir dille reddetti ve sızan maddelerin gerçek anlaşmayla ilgisi olmadığını belirtti.
ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın yarı resmi haber ajansı Mehr tarafından sızdırılan ve küresel piyasalarda büyük yankı uyandıran "14 maddelik ABD-İran mutabakat taslağı" haberlerine sert bir yalanlama getirdi. Trump, Truth Social hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Tahran yönetiminin müzakere sürecini manipüle ettiğini savunarak diplomatik gerilimi yeniden tırmandırdı.
Başkan Trump, sızdırılan taslakta yer alan "300 milyar dolarlık imar fonu" ve "tüm yaptırımların kaldırılması" gibi maddelerin gerçeği yansıtmadığını vurguladı. Açıklamasında, "İran'ın sahte haber sitelerine sızdırdığı şartların, yazılı olarak üzerinde mutabık kalınan maddelerle HİÇBİR İLGİSİ YOKTUR. Bir anlaşmaya varıldığına dair yaptıkları zayıf ve acınası açıklama da dahil olmak üzere söyledikleri hiçbir şey gerçekle bağdaşmıyor. Karşımızda birlikte iş yapılması çok zor, onursuz insanlar var. Onlarla iyi niyet çerçevesinde müzakere yürütmek diye bir şey kesinlikle mümkün değil. İnanılmaz! " ifadelerini kullandı.
Trump, İran yönetimini "dürüst olmamakla" suçlayarak, müzakerelerde güvenilir bir partner olmadıklarını öne sürdü. Bu açıklama, iki ülke arasındaki zaten gergin olan ilişkileri daha da karmaşık bir hale getirdi. Özellikle nükleer anlaşma ve yaptırımlar konusunda devam eden anlaşmazlıklar, bu tür açıklamalarla yeni bir boyut kazanıyor.
ABD Başkanı, açıklamasında sadece sızdırılan metni yalanlamakla kalmadı, aynı zamanda dün gece Hürmüz Boğazı yakınlarında yaşanan askeri bir hareketliliği de kamuoyuna duyurdu. İran'ın bölgedeki eylemlerine yönelik askeri uyarılarını yineleyen Trump, "Ayrıca dün gece Hürmüz Boğazı'ndan ayrılan Hint gemilerine yönelik düzenlenen ve tamamen püskürtülen İHA saldırısı KESİNLİKLE KABUL EDİLEMEZ. Akıllarını başlarına toplasalar iyi olur, hem de ÇOK HIZLI BİR ŞEKİLDE! " sözleriyle Tahran'a açık bir mesaj verdi.
Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin önemli bir geçiş noktası olması nedeniyle stratejik bir öneme sahip. Bu bölgedeki herhangi bir gerilim, küresel enerji piyasalarını doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor. Trump'ın bu saldırıya yönelik sert tepkisi, ABD'nin bölgedeki seyrüsefer güvenliğine verdiği önemi bir kez daha ortaya koydu.
Bu gelişmeler, ABD ile İran arasındaki diplomatik ve askeri gerilimin devam ettiğini gösteriyor. Her iki tarafın da karşılıklı suçlamaları ve sert açıklamaları, bölgedeki istikrarsızlık endişelerini artırırken, küresel piyasalar da bu tansiyonu yakından takip ediyor. Özellikle petrol fiyatları ve uluslararası ticaret rotaları üzerindeki potansiyel etkiler, ekonomik aktörler tarafından dikkatle izleniyor.