Türkiye'de 'Kamulaştırma' Neden Gündemde? Resmi Gazete'deki
20 Haziran 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan çok sayıda acele kamulaştırma kararı, 'kamulaştırma' konusunu Türkiye gündeminin zirvesine taşıdı.
20 Haziran 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan çok sayıda acele kamulaştırma kararı, 'kamulaştırma' konusunu Türkiye gündeminin zirvesine taşıdı.
Türkiye'de "kamulaştırma" terimi, özellikle "acele kamulaştırma" kararlarının 20 Haziran 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanmasıyla birlikte Google Trends'in zirvesine oturdu. Bu kararlar, ülkenin dört bir yanında hayata geçirilecek enerji ve madencilik projeleri ile enerji nakil hatları için bazı taşınmazların devlet eliyle devralınmasını öngörüyor.
"Kamulaştırma" konusunun bugün aniden gündeme gelmesinin somut nedeni, Resmi Gazete'de yer alan ve Manisa, Çorum, Muğla, Diyarbakır, Mardin gibi birçok ilde jeotermal, doğal gaz, maden (linyit, boksit) ve petrol arama sahaları ile enerji iletim hatları için alınan acele kamulaştırma kararlarıdır. Bu kararlar kapsamında, Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ (TEDAŞ) ve Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ) tarafından Afyonkarahisar, Karaman, Konya, Sivas, Yozgat, Kırşehir, Alaşehir-Eşme ve Merzifon-Samsun gibi illerdeki enerji nakil hattı projeleri için de taşınmazların mülkiyet veya irtifak hakkı şeklinde acele kamulaştırılmasına karar verildi.
Sosyal medyada ise bu kararlar, mülkiyet hakkı, çevresel etkiler ve adil bedel tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Özellikle büyük ölçekli altyapı ve enerji projeleri için yapılan acele kamulaştırmalar, vatandaşların mağduriyet iddiaları ve itirazlarıyla sıkça gündeme geliyor. Geçtiğimiz dönemlerde Akbelen Ormanı çevresindeki kömür madeni için alınan acele kamulaştırma kararına karşı Danıştay'ın yürütmeyi durdurma kararına rağmen çalışmaların başlaması, kamuoyunda tepkilere neden olmuştu. Bu durum, benzer yeni kararların da geniş kitleler tarafından yakından takip edileceğinin bir işareti olarak yorumlanıyor.
Kamulaştırma, kamu yararı gerektiren durumlarda devletin özel mülkiyete el koyması anlamına gelir ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ile düzenlenir. "Acele kamulaştırma" ise özel ve ivedi durumlarda, kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davası açılmadan önce taşınmaza el konulmasına imkan tanıyan bir yöntemdir. Son dönemde kamulaştırma bedellerinin tek merkezde toplanarak hak sahiplerine daha hızlı ödenmesini sağlayacak yeni düzenlemeler de yapılmıştı. Ayrıca, Anayasa Mahkemesi, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescili talebiyle açılan davalarda mahkemece idare adına verilen tescil kararının kesin nitelikte olmasına ilişkin kuralın Anayasa'ya aykırı olduğuna karar vermiş, bu da mülkiyet hakkı sahipleri açısından önemli bir gelişme olarak kaydedilmişti.
Önümüzdeki dönemde, Resmi Gazete'de yayımlanan bu acele kamulaştırma kararları doğrultusunda ilgili bölgelerde kamulaştırma süreçlerinin hızlanması bekleniyor. Etkilenen taşınmaz sahipleri için tebligatlar yapılacak, bedel tespit ve uzlaşma görüşmeleri başlayacak. Ancak, geçmiş örneklerde olduğu gibi, bu kararların bazı bölgelerde hukuki itirazlara ve çevresel aktivistlerin eylemlerine yol açması da muhtemel görünüyor. Projelerin hayata geçirilmesi sürecinde, mülkiyet hakkı ile kamu yararı arasındaki denge, hukuki ve toplumsal tartışmaların odağında kalmaya devam edecek.