Yoksulluk nafakasında değişim rüzgarı
nahaber.com
nahaber.comYoksulluk nafakasındaki 'süresiz' ibaresinin iptali, mevcut nafaka kararlarını etkileyecek. Hukukçular, değişimin nasıl…
Anayasa Mahkemesi'nin (AYM), Türk Medeni Kanunu'nda yer alan yoksulluk nafakasındaki “süresiz” ibaresini iptal etmesi, mevcut nafaka kararlarının yanı sıra devam eden davaların geleceği açısından önemli bir tartışma başlattı. Hukukçular, iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihe kadar mevcut düzenlemenin geçerliliğini koruyacağını ifade ediyor. İstanbul Barosu avukatlarından Dilek Yüksel, yoksulluk nafakasının, evlilik birliği içinde eşler arasındaki bakım ve yardım yükümlülüğünün bir devamı niteliğinde olduğunu belirtti.
Yüksel, AYM'nin iptal kararının yürürlüğe girmeden önce de belirli şartlar altında nafaka yükümlüsünün yoksulluk nafakasının kaldırılmasını talep edebileceğini vurguladı. Nafaka alan kişinin yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin vefatı durumunda nafakanın kendiliğinden sona ereceğini belirten Yüksel, mahkeme kararlarıyla nafakanın kaldırılabilmesi için çeşitli koşulların kanıtlanması gerektiğini ifade etti.
AYM, iptal kararının uygulanma tarihini 9 ay erteledi. Bu süre zarfında açılacak davalarda mevcut yasal düzenlemenin geçerli olacağı ve mahkemelerin “süresiz” ibaresi ile kararlar vereceği öngörülüyor. İptal kararından önce belirlenmiş yoksulluk nafakaları için ise yeni davalar açılabilecek. Mahkemeler, kazanılmış hak ilkesini göz önünde bulundurarak bu talepleri reddedebileceği gibi yeni hukuki durum çerçevesinde uyarlama yapma yetkisine de sahip.
Avukat Mert Yalçın, kamuoyunda “süresiz” kelimesinin sıkça yanlış anlaşıldığını ve bunun nafakanın daima ödeneceği anlamına gelmediğini belirtti. AYM kararlarının geriye yürümediğini hatırlatan Yalçın, iptal kararından önce kesinleşmiş nafaka hükümlerinin etkilenmeyeceğini ifade etti. Devam eden davalarda ise yeni hukuki durumun geçerli olacağını söyledi.
AYM'nin gerekçeli kararını henüz açıklamamış olması, yeni sistemin nasıl şekilleneceği konusunda belirsizlik yaratıyor. Ancak Yalçın, nafaka sürelerinin evliliğin uzunluğuna göre belirlenebileceğini öngörüyor. Örneğin, iki yıllık evliliklerde 1-2 yıl, 10 yıllık evliliklerde 5-10 yıl gibi uygulamalar gündeme gelebilir. Yalçın, yeni düzenlemenin herkese eşit şekilde uygulanmasının adaletsiz sonuçlar doğurabileceğini vurguladı. Uzun yıllar evli kalmış ve çalışma imkânı bulunmayan bireylerin durumları ile kısa süreli evliliklerin karşılaştırılmasının adil olmayacağını belirtti.